M.S. 3. yüzyılda Hıristiyanlığın, Doğu Roma’nın resmi dini olarak ilan edilmesinden sonra Büyük Konstantin’in İstanbul’da yaptırmış olduğu önemli kiliselerdendir. 1579 yılında Başmelek Mikhael adına ithaf edilmiş olan kilise aynı zamanda bölgeye de ismini vermiştir. Zaman zaman bakımlardan geçen kilise 6. yüzyılda İmparator İustinianos tarafından yeniden inşa ettirilmiştir.
İstanbul’un fethinden önceki istilalar sonrasında kilise tahrip olmuş ve bu tahribat sonunda kalan taşlar Fatih Sultan Mehmed’in emriyle Rumeli Hisarı’nın inşaatında kullanılmıştır. Köyde çıkan yangınlar zaman zaman kiliseyi de etkisi altına almıştır. Bazılarında tamamen alevlere yenilmiş, bazılarını da ufak hasarlarla atlatmıştır. Bu yangınların sonrasında ise köy halkının da yardımlarıyla yeniden inşa edilmiş ve ibadete açılmıştır. 1834 ve 1845 yıllarında tadilat yapılan kilise 1894 yılındaki büyük depreme kadar ibadete açık kalmıştır. Deprem sonrası 1895-1899 yıllarında bugün görülen büyük kubbeli, haç planlı, çan kuleli kilise yaptırılmıştır. 1899 yılında yayınlanan bir azınlık gazetesindeki haberde şöyle yazmaktadır:
“Büyük deprem sonucu yıkıldığı için yeni baştan inşa edilen Mega Revma’daki görkemli Taksiarhis Kilisesi, geçen Pazar günü Pelagonia Metropoliti Amvrosios’un yönettiği ve kalabalık bir halk topluluğunun hazır bulunduğu dini törenle tekrar ibadete açılmıştır.”
Arnavutköy’ün merkezinde yer alan, tepelerden görülebilen bu görkemli kilise Mega Revma dönemindeki Rum halkının kalabalık nüfuslarını ve maddi güçlerini ortaya koymaktadır. Büyüklüğüyle Tarabya’daki ve Taksim’deki kiliselerle mukayese edilebilen kilise Osmanlı döneminde yaptırılmış olan büyük Rum kiliselerinden sayılmaktadır.
Kilisenin ana giriş kapısından girildiğinde sağ tarafta Ayia Paraskevi ayazması bulunmaktadır. Sol tarafta ise Ayios Trifanos Kardeşlik Derneği tarafından 1964 yılında üç musluklu ve mermer hazneli olarak yapılan çeşme bulunmaktadır. Ancak çeşme bugün kullanılmamaktadır. Kilisenin bahçesinde dört Rum patriğinin gömülü olduğu anıtsal mezar ve aynı zamanda Pavlo Musurus Paşa’nın anıt mezarı bulunmaktadır. Kostaki Musurus Paşa ve aile efradı da kilisenin içinde bulunan özel bir bölümde gömülüdür. 1807 yılında İstanbul’da doğan Kostaki Musurus Paşa, Atina’da Osmanlı sefirliği yapan ilk diplomattır.
Atina’da görev yaptığı dönemde, devamlı olarak Osmanlı menfaatini düşünmüş olan Kostaki Musurus Paşa, Yunan kralıyla yaptığı bir tartışma sonucu ülkeyi terk etmek zorunda kalmış, daha sonraki yıllarda da Viyana ve Londra sefirliği görevini üstlenmiştir.
Kostaki Musurus Paşa’nın kardeşi olan Pavlo Musurus Paşa, Osmanlı Devleti tarafından atandığı Samos beyliği görevine ölümüne kadar devam etmiştir.





