Beşiktaş İlçesi’nin adı çok eski zamanlarda “taş beşik” anlamındaki “Kune Petro” idi. Ünlü seyyahlarımızdan Evliya Çelebi; “Şehrin bulunduğu yerde çok eskiden büyük bir kilise kuran ‘Yaşla’ adlı bir papazdan ve İsa’nın çocukluğunda yıkandığı, Kudüs’ten getirtilen taş bir tekneden” bahseder. Bu taş tekne daha sonra kiliseye konarak “beşik taşı” adını almıştır.
Öte yandan, diğer tarihçiler, gemilerini bağlamak için Hızır Hayrettin Paşa’nın bu sahile beş tane direk diktiğini, bu nedenden ötürü buraya “beştaş” adının verildiğini, daha sonraki tarihlerde de bu kelimenin değişikliğe uğrayarak “Beşiktaş” olduğunu yazmışlardır.
Prof. Cavit Baysun ise; “Türk donanması ile sıkı bir ilişkisi olan Beşiktaş’ta, sahil üzerindeki taş sütunlar civarında gemi beşiği bulunduğunu ve bu sebeple bu sütunlara “Beşiktaşı” denildiğini daha sonraları kasabanın adı haline gelen Beşiktaşı deyiminin gitgide halk ağzında “Beşiktaş” olarak söylenmeye başlandığını kabul etmektedir.”





