Main image
21st Haziran
2008
written by admin

Erenköy Mahallesi, İstanbul’un Anadolu yakasında, Kadıköy İlçesi’ne bağlı olan, doğusunda Şemseddin Günaltay Caddesi, güneyinde Kaptan Arif, Nurettin Ali Berkol, Acun ve Hamam Sokaklarıyla, batıda Ömer Paşa Sokağı, kuzeyinde ise  Fahrettin Kerim Gökay Caddesi ya da diğer adı ile Kayışdağı Caddesi ile çevrilmiştir. Kazasker, Suadiye, Sahrayıcedid, Göztepe ve Tüccarbaşı semtleriyle komşudur. Erenköy Mahallesi’nin merkezi Ethem Efendi Caddesi olup alışveriş ve ticaret buralarda yapılır.

Erenköy semtinin eski çekirdeğini kuzeyde, alçak bir yayla düzlüğü üzerinde, şimdi “İçerenköy” denilen eski köy meydana getirir. Bir tarımsal yerleşme olarak olarak kurulmuş olan bu köyün güneyinde sonradan, 19. yüzyılın ikinci yarısında, Kayışdağı Caddesi, demiryolu ve Bağdat Caddesi boyunca, İstanbul’un yazlık ve oturma banliyösü durumunda yeni yerleşme merkezleri (Suadiye, Sahrayıcedit, Kozyatağı, Göztepe, Caddebostan…) meydana geldi, hatta eski Merdivenköy de genişleyerek Erenköy’ün sınırları içinde kaldı. İstanbul’un bir çok banliyö semtinde olduğu gibi Erenköy’de de son yıllarda geleneksel dağınık yazlık ev (köşk) düzeninden, sürekli oturmaya mahsus blok-mesken düzenine geçiş gerçekleşti. Hikayelere, romanlara çamlıklarıyla, güzellikleriyle konu olan Erenköy, beton gökdelenlerin yapımıyla tüm özelliğini yitirdi. Yahya Kemal’in “Erenköyünde Bahar” adlı şiiriyle tasvir ettiği o güzelim “pembe çavuş” ve “al pehlivan” üzümlerinin yetiştiği asma bahçelerinden eser kalmadı.

1965 Sayımında 38.000 olan bucağın nüfusu daha sonraki yıllarda büyük bir hızla arttı. 1980 Sayımına göre 37.162 kişi olan nüfusu bugün 62.000 kişidir. Bu artışta büyük ölçüde, yapılan blok- meskenlerle beraber Merdivenköy ve Küçükbakkalköy dolaylarında alabildiğine yayılan düzensiz yapıların da (gecekondu) rolü oldu. Bugünlerde nüfus artışının durma noktasına gelmesinin sebebi ise inşaat için uygun alanın kalmamasıdır.

“ERENKÖYÜNDE BAHAR”

“Her namede duyduğum adındı
Şirin gibi hüsn ü ana unvan
Bir sahile hem şerefti,hem şan,
Parlattığı hafızamda, her an
Bir şi’ri hatırlatan kadındı

Doğmuştu içimde ta derinden
Yıldızları mavi bir semanın
Hazzıyla harab idim edanın,
Hala mütehhayilim sadanın
Gönlümde kalan akislerinden

Mevsim iyi, kainat iyiydi;
Yıldızlar o yanda, biz bu yanda,
Hülya gibi hoş geçen zamanda
Yandımki güzelliğin cihanda
Bir saltanatın güzelliğiydi.

İstanbul’ un öyledir baharı;
Bir aşk oluverdi aşinalık…
Aylarca hayal içinde kaldık:
Kanımca Erenköyü’nde artık
Vermez felek öyle bir baharı.”

Yahya Kemal

Share and Enjoy:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.