Çengelköy, Osmanlı hükümdarları için en gözde sayfiye ve av yerlerinden olmuştur. 17. yüzyılda iki padişah, IV. Murad ve IV. Mehmed özellikle Çengelköy ile ilgilenmişlerdir. Av merakı meşhur olan Sultan IV. Mehmed için Çengelköy ormanları iyi bir av sahası idi. Avlanmak dışında, Beylerbeyi’ne doğru uzanan Istavroz Bahçesi’ne de düşkün olan padişahlar Çengelköy ile birlikte anılan meyveler için de buralara gelirlermiş. Silahtar Mehmed Ağa Tarihinde yazılanlara göre:
“Recebin on üçüncü Çarşamba günü (3 Mayıs 1689) Padişah Hazretleri (IV. Mehmed) Tersane Bahçesi’nden Üsküdar Bahçesi’ne göç ettiler. Kiraz faslı olduğundan oradan Istavroz Bahçesi’ne nakledip Istavrozlunun ve Çengelköylünün kirazlıklarını (o mevsim için bahçelerin bütün kiraz ürünü), sahiplerinin rizaları ile alıp sekiz gün halvet edip bağ sefaları ettiler.”
Çengelköy’de İstanbul’un fethinden sonraki dönemlerde de hasbahçe yöresinde Rum kökenli aileler yaşıyordu. Kandilli ve Vaniköy’deki hasbahçelerle karşılaştırıldığında Çengelköy’deki bahçenin daha küçük olduğunu görüyoruz. Mevacip defterinde bahçenin adı Çengelköy’deki Kütel Hasbahçesi (kutel=kuteh=küçük) olarak geçmekte. Hasbahçe özellikle IV. Murad zamanında geliştirilmiş. Bu bahçe içerisinde yer alan güzel ve bakımlı bir köşkte, Ege bölgesinde nüfuz sahibi olan İlyas Paşa isimli bir paşanın IV. Murad’ın emri ile kafasının kesildiği söylenir.





