Archive for Haziran, 2008

30th Haziran
2008
written by admin

Han, Serdar-ı Ekrem Sokağı üzerinde, 36 numaradadır. 19. yüzyılın sonlarında neoklasik üslupta inşa edilmiştir. Bina, Galata’nın tanınmış bankerlerinden Avram Kamondo tarafından yaptırılmıştır.

Kamondolar Avrupa’da kolları bulunan İspanyol-Portekiz kökenli Yahudi bir aile idi. İberik Yarımadası’ndan göç ettikten sonra birkaç yüzyıl Venedik’te yaşayan Kamondo ailesi 18. yüzyılın sonuna doğru İstanbul’a yerleşti. (more…)

Tags:
30th Haziran
2008
written by admin

Galata’da Mumhane Caddesi üzerindedir. 1880′lerde Rusya’dan hac görevi için Kudüs ve Aynaroz’a giden Ortodoksların İstanbul’da konaklamaları amacıyla yapılmıştır. Bina, Aynaroz’daki üç manastırdan biri olan Aya Andrea’ya bağlı olması dolayısıyla bu adı almıştır.

1954’te Galata bölgesindeki üç kiliseden -Panteleymon, Andrea, Elia- üçer kişilik heyetlerin P. A. E. Fukaraperver Cemiyeti’ni kurmaları ile bina, cemiyetin idaresi altına girdi.

 

Tags:
30th Haziran
2008
written by admin

Kurşunlu Han, Galata surları içinde, kıyıya yakın ve surun iç tarafına paralel olarak inşa dilmiştir. Yapı, 16. yüzyıl ortalarında Sadrazam Rüstem Paşa tarafından iki katlı olarak inşa ettirilmiştir. Hanın mimarı Rüstem Paşa’nın diğer vakıflarını planlayıp inşa eden Mimar Sinan’dır. Kurşunlu Han, 16. yüzyılda İstanbul’un ticari  potansiyeli yüksek Eminönü ve Haliç kıyılarının karşısında Galata surları içinde inşa edilmiş olmasıyla, Haliç’in kuzey kıyılarında  da ticari hayatın varlığını ve yoğunluğunu gösteren bir yapıdır.

Tags:
30th Haziran
2008
written by admin

Banka binası, Bankalar Caddesi no. 15′te bulunmaktadır. Yakın zamana kadar Osmanlı Bankası Umum Müdürlüğü tarafından kullanılan binanın bu bölümü, Osmanlı ve Garanti bankalarının birleşmesiyle isim değişikliğine uğramıştır. Diğer bölüm ise Merkez Bankası tarafından kullanılmaktadır.

1890′da Osmanlı Bankası ve Tütün Reji İdareleri tarafından Fransız asıllı mimar, Alexandre Vallaury’ye yaptırılmıştır. Binanın Osmanlı Bankası’na ait olan bölümü 1892′de açılmıştır. (more…)

Tags: ,
30th Haziran
2008
written by admin

Beyoğlu İlçesi’nin bir parçası olan Galata semti Evliya Çelebi, Şahkulu, Ekmekyemez, Bereketzade, Karaköy, Müeyyetzade, Hacı Mimi, Asmalımescit, Arap Camii ve Tomtom mahallelerinden oluşmaktadır. Banka merkezleri, gemicilik işletmeleri, iş hanları, dükkanlar ve tezgah satıcıları ile İstanbul’un en işlek ticaret ve iş merkezlerinden biridir. Semt tüm 20. yüzyıl boyunca, sadece Galata Kulesi-Kürkçükapı-Azapkapı-Şişhane arasında kalan dörtgen ile, Büyük Hendek ve Lüleci Hendek sokaklarının üstünde kalan yerler hariç olmak üzere işyerleri ile doluydu. Merkezdeki Bereketzade Mahallesi ile Lüleci Hendek-Kemeraltı Caddeleri arasındaki alan ise Latin veya Protestan kiliseleri, okul ve hastanelerin yoğun olduğu bölümlerdi.

1955-1960 arasında uygulanan imar planları ve politikalar Galata’nın mimari, kültürel ve sosyal yapısını değiştirmiştir. Semtin çoğulcu kimliği değişerek homojenleşmiş, deniz ticaretinin önemini giderek yitirmesi, bankacılık sektörünün Levent-Maslak yöresine taşınması, ticaret hayatinin Harbiye-Şişli-Nişantaşı bölgesine kayması sonucu bir ticaret ve iş merkezi olma kimliği de zayıflamıştır. İstanbul’un en büyük hırdavatçılar çarşısı olan Perşembepazarı’nın esnafı da, 1985 sonrasındaki Haliç yıkımları nedeniyle Piyalepaşa’da inşa edilen PERPA binasına kaydırılmaya başlanmıştır. Halen Yüksekkaldırım ve Bankalar Caddesi’nde elektrik araç ve gereçleri satan dükkanlar sıralıdır. Şehrin gemicilik işletmelerinin bir bölümü Galata rıhtımındaki konumlarını sürdürmektedir.

Mimarlar Odası İstanbul Şubesi tarafından 1990′ların ilk yıllarında başlatılan
çalışmalar sonucunda Galata’nın mimari ve kültürel özelliklerinin saptanması ve
koruma altına alınmasını hedefleyen projeler üretilmektedir. Azapkapı’dan Tophane’ye dek uzanan 8 mahalle, 211 sokak ve 80 kadar tarihi yapıyı kapsayan bu projeler uyarınca Galata Kulesi’nin çevresinden başlamak üzere pek çok düzenleme
yapılmaktadır.

Galata’daki sokak İsimlerinin çoğu, Altı-Yedi Eylül Olayları’ndan sonra Türkçeleştirilmiştir. Eski adı Kazevici olan General Yazgan Sokağı’ndaki binalar mimari bakımdan çok önemlidir. Kumbaracı Yokuşu’nun İstiklal Caddesi ile birleştiği yere yakın beş katlı eski apartman “İstanbul Eğitim Vakfı” tarafından öğrenci yurduna dönüştürülmektedir. 120 numaradaki Ceneviz binası ise özel işletmecilerin elinde harap edilmektedir.

21st Haziran
2008
written by admin

Fener semti, tarihi yarımada, “İlk İstanbul”, “Suriçi İstanbul” diye bilinen bölgede, Fatih İlçesi’nin kuzeydoğusunda kalan ve Haliç’e bakan kadim bir semttir.
Doğusunda Cibali semti, Kuzeybatısında Balat vardır. Bu semtler İstanbul’un ilk kuruluşundan beri ayakta kalmayı başarmış ve bir çağı aşan o müthiş fethe beraberce şahitlik etmişlerdir.
Günümüzde “Fener” diye anılan semtin coğrafi alanı içinde birkaç mahalle vardır, bu mahalleler: Tahta Minare Mahallesi, Abdi Subaşı Mahallesi, Tevkii Cafer Mahallesi, Hızır Çavuş ve Hatip Musluhittin Mahalleleri’nin bir bölümüdür.  (more…)

21st Haziran
2008
written by admin

Fener semtinin tarihi İstanbul’un ilk kuruluşuyla başlar. Ermeni yazarı Farblı Lazar’ın (5. yüzyıl) dediğine göre: İmparator Konstantinus, Bizantion adını taşıyan küçük şehre gelerek, mevkiin güzelliğini ve yerleşmeye çok elverişli  olduğunu gördü. Yapılması lazım gelen işlerin ağırlığını anladı ise de, yarımada için hiçbir şey esirgemedi; çünkü şehrin yalnız garp tarafındaki ufak bir kara kısmından başka, diğer üç yanı denizle çevrili idi. İmparator derhal işe başlayarak, adanın iç kısmında bulunan tepeleri düzelttirdi ve surların inşa planını çıkardı.

(more…)

21st Haziran
2008
written by admin

Sadrazam Ali Paşa Caddesi’ndeki Patrikhane, Ortodoks Rumlarının en kutsal mekanıdır. 1602 yılında bugünkü binasına taşınan Patrikhane, şimdiki görüntüsüne 1800’lü yıllarda yapılan esaslı restorasyonla kavuştu.

Patrikhaneye üçlü bir kapıdan girilir. Basamaklardan yukarı doğru çıkıldığında ana kapı karşımıza gelir. Ana kapı 1821 yılındaki Mora İsyanı’nı desteklediği gerekçesiyle idam edilen Patrik V. Grigorios ve üç metropolitin burada idam edilmesi anısına kapalı tutuluyor. Giriş sol kapıdan yapılmaktadır. Soldaki kapıdan patrikhane kilisesi Aya Yorgi’ye geçilir. (more…)

Tags:
21st Haziran
2008
written by admin

Fener Kapısı

 

Haliç’te Balat’la Petrikapı arasında bir sur kapısıdır. Burada vaktiyle bulunan fener dolayısıyla Farikapı da denilmiştir.

 

Petrikapı (Petro / Demir)

 

Haliç’te Fener ve Ayakapı arasında bir sur kapısıdır. Kapı günümüzde mevcut değildir.  Abdülezzel Paşa ve Mürsel Paşa Caddeleri’nin kavuştukları noktaya rastlar, Latin işgalinde ve Fetih’te bazı askerler bu kapıdan Bizans’a girmişlerdir.

 

Theodosia  (Eski Aya) Kapısı

 

Haliç’te Petri ile yeni Ayakapı arasında bir sur kapısıdır. Gül Camii’nin (Aya Thedosia Kilisesi) giriş kapısıdır. Fetih’te Aya Dede’nin burada şehit düştüğü için bu isimle anıldığı rivayet edilir.*

Tags:
21st Haziran
2008
written by admin

Fener Patrikhanesi’nin arkasında Abdi Subaşı Sokak’tadır. Fatih Sultan Mehmed zamanında Abdi Subaşı tarafından yaptırılmıştır. Zamanla harap olduğu ve vakfı tükendiğinden Kanuni devri Kırkçeşme surları bina emini Mahmut Ağa tarafından Mimar Sinan’a yeniden yaptırılmıştır. 1941’de yanan cami, 1989’da hayırseverler tarafından yaptırılmaya başlanmış, 1996 Ramazanında ibadete açılmıştır. Minare camiden ayrı olup solundadır. Buradan Haliç,  “ayaklar altında”dır. Eskiden müezzinlerin seslerini karşı kıyıya ulaştırmaları gelenekti. (more…)

Tags:
Previous
Next