Main image
18th Ağustos
2008
written by admin

Bulunduğu bölgenin tarihine endamı, estetiği ile  damgasını vuran ve oldukça büyük bir alanı kaplayan Haydarpaşa Ziyaeddin Efendi köşkü,  Ayrılık Çeşmesi’nin karşısında, 320 dönümlük bir arazi içerisinde Sultan Reşad’ın oğlu Ziyaeddin Efendi’ye ait olarak inşa edilmiştir.
Daha önceki dönemlerde, Haydarpaşa kasrının bulunduğu yerde, Sultan Reşad, 1910 yılında Kadın efendisi Kamiras Hanım için bir köşk yaptırmıştı. Ancak daha sonradan  Kamiras Hanım bu binayı beğenmeyince Sultan Reşad da aslında oldukça güzel olan bu yapıyı yıktırmaya kıyamayıp  doktor olan oğlu, Ziyaeddin Bey’e vermeyi uygun bulmuştu.
Ziyaeddin Bey, doktordu ancak gerek koşullar gerek konumu nedeniyle mesleğini hiç yapmamış olduğu bilinmektedir.
Ziyaeddin Efendi Köşkü, etrafı yüksek duvarlarla çevrili  bir yapıdır. Üç kapısı bulanan Harem bahçesinde, o zamanlar henüz tükenmemiş olan İstanbul’un nadide meyve ağaçları bulunmaktaydı.
Binanın Haydarpaşa’dan Acibadem ve Koşuyolu’na kadar uzanan arazisi içinde pek çok yapı tesis edilmişti. Bu yapılar belli bir düzen içinde yapılmış olup zaten geniş bir alanı bulunan ana binayı kapatmamışlar aksine varlıklarıyla onu zenginleştirmişlerdir. Bu yapılar, zaman içinde ufak tefek onarımlar geçirip değiştirilmiş, dönüştürülmüştür. Bahçede sayıları neredeyse binleri bulan meyve ve çam ağaçları bulunmaktadır.
Köşkün su ihtiyacı bahçenin çeşitli yerlerine açılan kuyulardan sağlanmaktaydı. Dış bahçenin solunda mutfak, müştemilat ve büyük bir bostan vardı.
Binanın girişinin sağında ise bağ ve çayırlıklar bulunmaktaydı. Burada, daha önceleri bir selamlık ve yaverlerin oturduğu bir köşk varken, buralar daha sonraları çıkan bir yangınla kül olup gitmişti.
Otuz iki odalı, Ziyaeddin Efendi Köşkü’nün, yoldan iki metre yüksek giriş katında, hizmetlilere tahsis edilen sekiz odası, misafirlerin kabul edildiği ikinci katta boydan boya salon, üçüncü kat ise yatak odalarına ayrılmış idi. Köşkün dört hamamı bulunmaktaydı.
Köşkün odaları yaşayanlara ait olmakla beraber özel bir adla adlandırılmıyorlardı sadece bunlardan birinde, kuş beslendiği için bu odalardan birine  ‘Kuş Odası’ denmekteydi.
Üst katta, Ziyaeddin Efendi’nin yatak odası ve  hanımlarının odaları bulunmaktaydı.  Yatak odalarının üstündeki katta ise şehzadenin sekiz çocuğuna ait yatak odaları bulunmaktaydı.
Harem, bahçesindeki beş ıhlamur ağacından dolayı konak halkı arasında ‘Beş Kardeşler’ konağı olarak da bilinmektedir. 1976 yılında kesilip ortadan kaldırılan bu beş ıhlamur ağacını Sultan Mecid’in beş oğlu Murat -Hamit- Reşat - Vahdettin ve Süleyman hep birlikte dikmişlerdi.
Köşk, genellikle bir yazlık mekan olarak kullanılmış, kışları aile ikametgah olarak Dolmabahçe Sarayı’nı seçmişti. Ancak, Sultan Reşad’ın ölümünden sonra, aile, bu köşkte devamlı ikamet etmeye başlamıştır.
Özel bir jeneratörle aydınlatılan köşkün, kışın oda ve salonları ihtiyaç halinde sobalarla ısıtılmaktaydılar.
Hanedanın, yurt dışına sürgün edilmesinden sonra köşkün sahibi Ziyaeddin Efendi de yurtdışına gitmiş ve orada ölmüştür.
Ailenin, yurtdışına yollanmasından sonra konak, bir süre boş kalmış , bir ara Anadolu Lisesi olarak kullanılmış, daha sonra da arazisi parsellenip satılmıştır.
Şu an, hâlâ ayakta olan köşkün ahırları, mutfak ve personel odaları yıkılmıştır

Share and Enjoy:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google
Tags:

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.