Archive for Ağustos, 2008

18th Ağustos
2008
written by admin

1894 yılında, bir İngiliz şirketi tarafından, teknesi sacdan, 286 groston çarklı olarak yolcu taşımak amacıyla şehir hatları vapuru olarak yapıldı.
Sacdan yapılan 286 grostonluk teknenin uzunluğu 54, 8 m, genişliği 7.2 m, su kesimi 2.4 m olup, 510 beygir gücünde, 2 silindirli compound buhar makinası vardı. Aynı özelliklere sahip Fenerbahçe adlı diğer bir eşiyle beraber yıllar boyunca Boğaziçi hariç, İstanbul sularında çalıştı. Vapur, 1934 yılında 40 yıllık görev süresini tamamlayarak satıldı. (more…)

Tags:
18th Ağustos
2008
written by admin

Şu an Altunizade semtinde bulunan lise, ilk olarak  Kadıköy - Üsküdar arasındaki Tıbbiye Caddesi’ndeki Tıbbıye Mektebi binasında açılmıştır. 26 Eylül 1934 yılında “Haydarpaşa Erkek Lisesi” adıyla açılan okul, yatılı ve gündüzlü olarak 1,048 öğrencisiyle öğretimine devam etmekteydi.
Haydarpaşa Lisesi, oldukça önemli ve tanınmış bir öğretim kadrosuyla hizmete girmiş, gerek bu kadro, gerekse binanın konumundan dolayı devrinin İstanbul okulları içinde hak ettiği yeri ve değeri almakta gecikmemiş, kentin eğitim ihtiyacına bu özelliklerinden dolayı kolaylıkla cevap verebilmiştir. (more…)

Tags:
18th Ağustos
2008
written by admin

Bulunduğu bölgenin tarihine endamı, estetiği ile  damgasını vuran ve oldukça büyük bir alanı kaplayan Haydarpaşa Ziyaeddin Efendi köşkü,  Ayrılık Çeşmesi’nin karşısında, 320 dönümlük bir arazi içerisinde Sultan Reşad’ın oğlu Ziyaeddin Efendi’ye ait olarak inşa edilmiştir.
Daha önceki dönemlerde, Haydarpaşa kasrının bulunduğu yerde, Sultan Reşad, 1910 yılında Kadın efendisi Kamiras Hanım için bir köşk yaptırmıştı. Ancak daha sonradan  Kamiras Hanım bu binayı beğenmeyince Sultan Reşad da aslında oldukça güzel olan bu yapıyı yıktırmaya kıyamayıp  doktor olan oğlu, Ziyaeddin Bey’e vermeyi uygun bulmuştu. (more…)

Tags:
18th Ağustos
2008
written by admin

Haydarpaşa Garı çevresinde, Rasim Paşa Mahallesi’nde  inşa edilen türbe Haydarpaşa Garı’nın rayları arasında kalmış durumdadır.
Nakşibendi Tarikatından, Buharalı Şeyh Haydar Dede (ö. 1700) tarafından, 17. yüzyılın ikinci yarısında yaptırılmış olduğu varsayılmaktadır.
Türbe,  aslında unutulan ve bilinmeyen bir yer iken demiryolu raylarının yapımı sırasında tekrar gün yüzüne çıkarılıp onarılarak ziyarete açılmıştır. (more…)

Tags:
18th Ağustos
2008
written by admin

Haydarpaşa Çayırı’nda, bugünkü Haydarpaşa Demirspor Kulübü binasının bulunduğu yerdeydi. Mehmet Efendi tarafından, III. Mustafa (1757- 1774) döneminde cephane ocağı memuru olan babası, Ömer Efendi için yaptırılmıştır. Cami, Anadolu-Bağdat demiryolu yapılırken, 1873 yılında yıkılmış,  yakın zamanda, 1991 yılında yeniden “Haydarpaşa Camii” adıyla inşaatına başlanmış ve sonradan tamamlanarak hizmete geçmiştir.
Cami, 347 metrekarelik fevkani bir yapıdır. Eklektik özelliklere sahip yapı, klasik ve geç dönem Osmanlı mimari ve süslemesinin özelliklerini yansıtmaktadır.

Tags:
18th Ağustos
2008
written by admin

Kulüp, ilk önce Haydarpaşa’da değil, Sirkeci’de, 1922 yılında, “Şark Şimendiferleri Kulübü” adıyla kurulmuştur. Takımın forma renkleri mavi ve laciverttir. Bugünkü yerine 1937 yılında taşınmıştır.
Kulüp, 1936 yılında yayınlanmış olan Beden Terbiyesi Yasası’na göre yeniden onaylanıp, bugünkü adını almış ve tarzını belirlemiştir. 1954 yılına gelindiğinde artık oturmuş bir spor kurumu olarak yüzme ve spor şubesi bünyesinden ayrılarak, “Deniz Spor Kulübü” adı altında yeniden örgütlenmiştir. (more…)

Tags: ,
18th Ağustos
2008
written by admin

Haydarpaşa’da bulunan en ünlü ve eski mahalledir. İbrahim Ağa Mahallesi’nin tren yoluna paralel uzanan sokağının üzerinden Acıbadem yoluna kadar devam eden bir alanı kaplamaktadır.
Tarihi süreci içinde, İstanbul’un pek çok mahallesinde, sokağında  ve caddesinde geçen olaylara sahne olan bir  alandı. Bölge sakinlerinin oturmakta pek rağbet göstermedikleri bir mahalle olmasının yanında pek şenlikli bir yerdi. Eskiden  su problemi yaşayan İstanbul’un pek çok yerinde olduğu gibi,  Paris Mahallesi sakinleri de su ihtiyaçlarını mahallenin köşe başlarında bulunan dönemin varlıklı kimseleri tarafından yaptırılan ve yaptırıldığı dönemin mimari özelliklerini taşıyan çeşmelerden sağlamaktaydılar. (more…)

Tags:
18th Ağustos
2008
written by admin

Pasaport sözcüğünün Osmanlı literatürüne girmesi, kullanılmaya başlanması ve de pasaport  dairesinin göreve başlaması 1881 yılına tarihlenir.
Bu daire, Kapitülasyonlar’ın bazı devletlere verilmesiyle bu ülke vatandaşlarının pasaport işlemlerini yapabilmeleri amacıyla kurulmuştur. Müşterek bir büro halinde kurulan binada, ‘Düveli Muazzama’ denilen büyük devletlerin kendi büroları vardı. Osmanlı tebalı kişileri göndermek için buraları kullanırlardı.
Bir zaman sonra aynı daireden bir tane de İzmir’e kuruldu. Halen İzmir’deki pasaport diye anılan semt adını buradaki Pasaport Dairesi’nden alır. (more…)

Tags: ,
15th Ağustos
2008
written by admin

Galata’nın sınırlarını belirleyecek olursak: Haliç’in kuzey sahilinde Kasımpaşa Deresi’nden başlar, yukarıya doğru uzanan sırtlarda Galatasaray ve Beyoğlu’nun bulunduğu mevkii de içine alarak Tophane’ye kadar uzanır.

15th Ağustos
2008
written by admin

Tarihiyle ilgili ilk bilgilerin Bizans’ın erken dönemlerine uzandığı Galata’nın adı konusunda, kuruluş yıllarına dek götürülen çeşitli görüşler bulunmaktadır. Bizans’ın ilk yıllarında asıl kentten Haliçle ayrılan bu kısma “Peran an Skais” denildiği, “karşıda” anlamına gelen “Peran” kelimesinin de önceleri Cenevizliler tarafından “Galata”, daha sonradan da Levantenlerce “Beyoğlu” için kullanılır hale geldiği belirtilmektedir. (more…)

Previous
Next