Adalar

Sedefadası

Büyükada’nın Maden semtinin karşısında, 450×1000 m. ebadında, en yüksek noktası 55 m olan adaya önce “Terevinthos” adı, makilerin kokulu (aromalı) bitkileri nedeniyle verilmiştir. Osmanlılar zamanında bir süre Tavşanadası denilmesinin nedeni (Mikhail Komnen I. kayıtlarında olduğu gibi) adada epeyce tavşan bulunması idi. Cumhuriyet’in başlarından itibaren yine buradaki aromalı maki nedeniyle, “Sedefadası” denilmeye başlanmış; 1957 yılından itibaren [...]


Sarnıçlar

Kınalıada’da Bizans döneminden kalma üç sarnıç vardı. Bunlar, köşk ve manastırlardaki küçük sarnıçlarla adanın su ihtiyacını karşılardı. Sarnıçlar kırk sene önce kullanılır durumdan çıkmış, tankerle karşı yakadan su getirilmiş, 1996 yılı sonundan itibaren de deniz altı borusu ile şehir suyu sağlanmış bulunmaktadır.


Manastırlar/Sürgünler

Kınalıada tarihinde manastırlarla ilgilenen ilgili Bizans İmparatorları Romanos I. Lakapenos, Leon Armenien ve Romanos IV. Diogenis’dir. Batı ve Osmanlı literatüründe Romen Diyojen olarak adı geçen Romanos IV. Diogenis’in hayatı, Kınalıada, Bizans, Selçuklu tarihlerinden ibretli sayfalardır.
Yukarı Manastır’ın kurucusu R. Diogenis’tir. Bu manastır V. Leon Armeni’nin mezarının bulunduğu yerde, zamanımıza kadar birkaç defa yıkılıp yeniden yapılmıştır. En [...]


Panayia Kilisesi

Rumların cemaat kilisesidir. Çarşının arkasındaki sokaktadır. Kazılardan çıkan, bir kısmı hâlâ bahçesinde duran mermer kalıntılara göre, Bizans döneminin şöhretli “Aşağı Manastırı”nın devamı olduğu kabul edilmektedir. Çağlar içinde adanın sakinlerinin ekseriyetini Rumlar, Ermeniler, Türkler oluşturmuştur. Halen Süryaniler ekseriyettedir. Yerli nüfusu (kışın) 2500′dür.


Kınalıada Camii

1965 yılına kadar Kınalıada’da cami yoktu. Bu ihtiyacı karşılamak için (1955-56 yılları arasında) Karaköy Meydanı istimlakinde yıktırılan Kemankeş Mustafa Paşa’nın küçük camiinin taşları Ada’ya getirilmiş. Fakat inşaatı on yıl boyunca gerçekleştirilemeyince, şimdiki modern cami inşa edilmiştir. Bahçe duvarlarına yer yer Kemankeş Camii’nin taşlarının bir kısmı hatıra olarak konulmuştur. Mimarı Turhan Uyaroğlu’dur.


Kınalıada

İstanbul’dan gelişe göre ilk ada olmasından dolayı “Proti” denirdi. Fetih’ten sonra kırmızımsı (demir oksitli) toprağından dolayı Kınalıada ismi verilmiştir. Manastırın yakınındaki taşlardan dolayı “Akonitis” de denilmiştir (DeUrbitus, Amsterdam. 1578, R. Janin, Constantinople).


Burgazadası

Diğer adalar gibi Burgazadası da ayrı özelliklere sahip ve ayrı tarih yaprakları arasındadır. İlk adı “Panormos” iken, Büyük İskender’in Generali Antigone’nin oğlu Demetrios, M.Ö. 298 yılında Boğazlar’ın serbestisini sağlamak amacıyla Marmara’ya gelerek Lizemak (Lusemaque de Thrace) ile yaptığı savaştan sonra babasının ismini ölümsüzleştirmek için adaya “Antigoni” ismini vermiştir.


Eski Sofyanos/ Şafak Gazinosu

Mezarlığın karşısında, manastırın yanında ve sanatoryum yolu üzerinde bulunmasına rağmen, 1930-1940 yılları arasında dans eden gençlerin devamlı olarak geldikleri bir yerdi. Şimdi Dz. K. K.’nın  yazlık dinlenme ve plaj yerlerinden olup özel müsaade ile girilmektedir.


Bet Yazkov Sinagogu

1950 yılında inşa edilmiş olup mimari ve dekoratif özelliği yoktur. Adadaki Musevi vatandaşlar belirli günlerde burada toplanarak ibadet yapmaktadırlar.


Heybeliada Camii

Lozan Zaferi Caddesi, Ümit Sokağı’nda bulunan cami,  İstanbul’da Yenipostane  karşısında ve Valide Hanı’nın bulunduğu yerde arsa haline getirilen Kadıasker Abdülkadir Efendi Camii’ne (Meydancık Camii) bedel olarak, yine bu nam altında Vakıflar İdaresi tarafından yaptırılmış, planları 1935-1936 yıllarında tanzim edilmiştir. Cami Abdülkerim (Abdülkadir) Efendi hayratındandır.