Beşiktaş
Beşiktaş’taki Dolmabahçe Caddesi üzerindedir. Önceleri “Beşiktaş Saray-ı Hümayun”u adıyla anılmıştır.
Dolmabahçe Sarayı, kara tarafında yüksek duvarlarla çevrilidir. Bugün kapılarının açıldığı bahçeler içinde geniş cephesini denize veren “L” biçiminde bir ana yapıdan oluşmaktadır. Bundan başka ayrı bir küçük saray olan Veliaht Dairesi ile Mefruşat ve Muhafızlar Dairesi, Hareket Köşkleri, Camlı Köşk ve diğer küçük pavyonlar bahçenin içindedir. (more…)
Yıldız Parkı, Beşiktaş ile Ortaköy arasındaki yamaçlar üzerinde oluşturulmuştur. Defne ağaçlarının ve yeşilinin bolluğu ile dikkati çeken parkı, bugün Beşiktaş Semti’nin oksijen kaynağıdır.
Yıldız Parkı’nın tarihinde, özellikle 18. yüzyılda yaşamış olan ve başta lale olmak üzere her türlü çiçeğin tarla halinde ışıklandırılmasına dayanan gece eğlenceleri meşhurdur.
Abdülhamid’in hallinden sonra koruluk, kapılarını herkese kapattı. Günümüzde ise koru halka açık mesire yeri, köşkler ise çay bahçesi ve lokanta olarak kullanıma sunulmuştur.
Yıldız Sarayı Beşiktaş İlçesi’nde, sahilden başlayarak kuzeybatıya doğru yükselip sırt çizgisine kadar tüm yamacı kaplayan bir bahçe ve koruluk içine yerleşmiş saraylar, köşkler, yönetim, koruma, servis yapıları ve parklar bütünüdür. (more…)
Yıldız Camii avlusunun güneybatı köşesinde bulunur. 1890 yılında yaptırılmıştır. Oryantalist ve neogotik karması olan bir tasarımı vardır. Köşeleri kırık bir kare plan üzerinde yükselen, üç katlı kuledir. Sivri ve dilimli bir kubbe ile örtülüdür. Örtü kısmında yine dilimli kemerli çatı pencereleri bulunur.
Günümüzün Yıldız Parkı içindeki iki tarihi köşkten biridir. Çelik Gülersoy’un kaleminden köşkün özellikleri şu şekildedir:
“Alçak tavanlı bir zemin kat ile üzerindeki tam tek katta, ortada bir giriş holü ve yanlarda iki odadan oluşan köşk, Çırağan Sarayı’nın 1871′de inşa edilen binası ile beraber, onun arka bahçesinde günü birlik geziler için yapılmış, bu sebeple yatak odası ve banyo tertibatı olmayan, bir “seyir köşkü” idi. (more…)
Abdülaziz döneminde yaptırıldığı bilinen Malta Köşkü, açıldığı panorama sebebiyle Çırağan Sarayı’nın cihannüması sayılabilirdi. Ortada bir merkezi mekan ve yanlarda buraya açılan hacimler ve öbür eksen üzerinde de çift kollu bir merdiven bulunmaktadır.
Yıldız Sarayı’nın en görkemli yapılarından biridir. Kayıtlarda Merasim Köşkü olarak da geçer. Yapı dört aşamada gerçekleştirilmiştir. Yemek salonunun tasarımı ve bezemesi Sarkis Balyan’a aittir.
Beşiktaş’ta bulunan bir mesire yeriydi. Batısında Teşvikiye-Nişantaşı sırtları, doğuda Balmumcu-Yıldız sırtları, kuzeyde Gayrettepe-Mecidiyeköy yamaçları arasında kalan vadidir. “Ihlamuraltı Mesiresi” de denirdi. (more…)
Beşiktaş ve Nişantaşı arasındaki vadide yer alan Ihlamur Mesiresi’ndeki kasır. Buraya Abdülmecid tarafından Niğogos Balyan’a “Merasim Köşkü” ile “Maiyet Köşkü” olarak adlandırılan iki kasır yaptırılmıştır. Bunlardan Merasim Köşkü, asıl Ihlamur Kasrı’dır. Yüksek bir subasman üzerine tek kattan oluşan dikdörtgen planlı köşk, kesme taştan inşa edilmiştir.
Merasim Köşkü’nün biraz ilerisinde bulunan Maiyet Köşkü daha sade bir yapıdır, iki katı olan bu yapıda, giriş cephesinde iki kollu bir merdiven bulunmaktadır. Girişin ortasında bir hol ve merdivenler ile köşelerde 4 adet oda yer almaktadır.
Beşiktaş ile Ortaköy arasında, adıyla anılan cadde üzerindedir. Beşiktaş merkezin bir parçası durumundadır. Abdülaziz 1861′de tahta çıktığında bu sarayı yaptırmıştı. Mimarı Sarkis Balyan kalfadır. Padişah bu binada ancak dört yıl oturabilmiştir. Abdülhamid döneminde saray, bir önceki padişah V. Murad’a tahsis edildi. Ardından 3 Kasım 1909′da Sultan V. Mehmed Reşat’ın mekanı oldu. Fakat iki ay sonra tutuşarak dört duvar haline geldi. Yıllarca harabe halinde kaldıktan sonra, 1987′de Alman turizm şirketi Kempinsky’nin işletmesine verildi.

