fener
Fener Murat Molla Caddesi No 3’tedir. Bizans döneminde Potiras ailesinin özel kilisesi olarak yaptırılmış ve kullanılmıştır. 1586 tarihinde Pammakaristos Kilisesi camiye çevrilince bu kilise cemaat kilisesi olarak kullanılmıştır.
Kilise yüksek duvarlarla çevrilmiştir ve iki avlusu vardır. Kuzeydoğusunda ayazması vardır. Kaba yontu taştan yapılmış olup Bazilikol planlıdır. Yapı erken Bizans planına göre yapılmışsa da restorasyonlarda yenilikler yapıldığı görülmektedir.
Tevkii Cafer Mahallesi, Firketeci Sokak’ta beş numarada bulunmaktadır. Kilise Bizans devrinde yapılmış olup ibadete açık tek kilisedir. 10. yüzyıla dayanan bilgiler vardır. Kilise VIII. Mihail’in kızı Maria Paleologina tarafından yapılmıştır. Maria, Moğal Hanı Hülagü ile evlenmek üzere Moğolistan’a gitmişse de Hülagü’nün ölmesi ve oğlu Abak Han’ın öldürülmesi üzerine Bizans’a dönmüş, bu yerde bulunan manastırın üzerine kiliseyi yaptırmış ve bu isimle anılmıştır.
Diğer bir rivayete göre Fatih’in bir ferman ile Muhlianlıları yerleştirmesi dolayısıyla “Mouhliotissa” diye anılmaktadır. İleriki tarihlerde camiye çevrilme çabaları bu ferman yüzünden sonuçsuz kalmıştır. (more…)
Vodina Caddesi üzerinde 53 numarada bulunmaktadır. Kilise Bizans döneminde 1132 yılında yapılmıştır. 1640 yılında yanmış ve Kürkçüler Loncası tarafından onarılmıştır. Kilise 17. yüzyılın ortalarından beri Kudüs Patrikhanesi’nin Metakhion’udur. Kudüs Patriği Khrisanthos döneminde ve 1708 yılında yeniden yapılmıştır. Kalfası Pavlos’tur. 1728 yılında yeniden yanmış, 1730’larda yeniden inşa edilmiştir. 1913 yılında bir tamir daha görmüştür. 18. yüzyılın sonunda Kudüs Patriği’nin burada oturduğu belirtilir ve Kudüs’ten gelen kilise mensuplarının burada misafir edildiği bazı kaynaklarca yazılır. Kilise halen Kudüs Patrikliği’ne bağlıdır. Kilise kaba yontu taştan yapılmış olup, çatılıdır. Bazilikal planlıdır. Gümüşlü ikonalar ve yağlı boya tasvirlerle tezyin edilmiştir.
Abdülezel Paşa Caddesi 255 numaradadır. Tarihi Bizans dönemine dayanmaktadır. 1600 yılında yanmıştır. Padişah III. Mustafa’nın fermanıyla kilise yeniden inşa edilmiştir. Bu tarihten sonra yine yanmış olup 1837/1838 yıllarında yeniden yapılmıştır. Mimarı bilinmemektedir. Etrafı yüksek duvarlarla çevrilidir. Kilise Bizans surlarının hizasında ve ana caddeye cephelidir. Ayios Haralambos ayazma ve kilisesi de bu kilisenin hariminde yer alır. Avluda çan kulesi vardır. Kilise kaba yontulu taştan yapılmış olup Bazilikal planlıdır. Çatılıdır. Rönesans etkisi süslemelerde görülür.
Sadrazam Ali Paşa Caddesi 35 numaradadır. İlk yapı Burç Kilisesi diye anılan Kadınlar Manastırı’dır. Patrik II. Timoteos zamanında yeniden inşa edilerek 1614 yılından sonra “Ortodoks Rum Patrikhane Kilisesi” olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bir rivayete göre 1701’de Sultan Mustafa’nın, bir rivayete göre III. Ahmed zamanı başvezir Ahmet Kalaylı’nın emriyle 1704’te yıkıldığı öne sürülür. 1720 tarihinde yeniden yapılır. 1798’de bir tamir daha geçirmiştir. 1821 yılında Patrik V. Georgios, Yunan isyanı ile alakası nedeniyle Patrikhane kapısında idam edilmiştir. 1836 yılında büyütülerek yeniden yapılandırılmıştır. 1941 yangınından sonra restore edilmiştir. Patrikhane müştemilatında; kütüphane, idare bölümleri ve (Ayıos Minas) kutsal yağ yapım yerleri bulunmaktadır.
Dimitri Kantemir Boğdan hospodarlarından biridir. Osmanlı Tarihi ve Klasik Türk müziği ile ilgili sistematik ve bilimsel kitaplar yazmıştır. (1673-1723) Kantemir’in evinin bulunduğu bahçe Fener’in en büyük ailelerinden “Kantakuzens” ailesine aitti.
Bahçenin içinde Aya Yorgi Kilisesi (Ayios Yeoryios) vardır. Ortodoksların bir adeti uyarınca, bu kiliseyi, Küdüs Patrikliği kendi Metohion’u, yani bir çeşit şubesi olarak yaptırmıştı, dolayısıyla idari olarak kilise halen Fener Rum Patrikhanesi’nin yetkisi dışındadır. Kilise bazilika tipinde, fazla ilginç özelliği olmamakla birlikte güzel ve özenilerek yapılmıştır. Yapımında bolca mermer kullanılmış bir binadır. Dış kapısında mermer bir levhada Dimitri Kantemir’in burada yaşadığı yazılıdır.
Kürkçü Çeşme Sokak, dokuz numaradadır. 15. yüzyılda kurulmuştur. Adını, cemaatin göç ettiği Ohri şehrinden alır. 1693 yangınında harap olan sinagog, 1694 tarihli fermanla yeniden yaptırılmıştır. 1709-1823 ve 1881 tarihlerinde tamir görmüştür. 1926, 1955’te onarılmış ve 1992 yılında Y. Mimar Hüsrev Tayla tarafından ihya ve restore edilerek ibadete açılmıştır. Bahçede Midras (medrese) ve Yahudi okulu bulunmakta idi. Vaktiyle iki sinagogun birleşmesi ile oluşan mabet, taş ve tuğladan yapılmıştır. Restorasyonda 17. yüzyıl mimari düzenine ve bezemelerine sadık kalınmıştır. Havranın dua kürsüsü (teva) gemi pruvasına benzer; bir rivayete göre İspanyol Yahudilerini Osmanlı’ya getiren kadırgalara, bir başka rivayete göre Nuh’un gemisine benzetilir. 17. yüzyılda kendini mesih ilan eden “Sabetay Sevi” burada vaaz vermiştir.
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında; Osmanlı’nın muzafferiyeti için Sadrazam İbrahim Paşa ve ricalin katıldığı bir dua töreni bu havrada yapılmıştır. Balat, Eğrikapı, Salma Tomruk bölgelerinde bulunan Çana, Hevra, Selaniko, Eliav, Neva Şalom ve Veria havraları zamanla harap olup yok olmuşlardır. İstipol ve Kastorya havraları harabe ve arsaları kültür ve tabiat varlıkları arasına alınmış olup tescilidir.
Küçük Mustafa Paşa Mahallesi, Ayakapı, sur girişi yanında yer almaktadır. Mermerden yapılmış olan bu zarif çeşmenin kitabesinde “Cumhuriyet Çeşmesi 1341” yazılıdır. Buna göre 1923 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Vakıflar idaresince onarılmış olan çeşmenin suyu akmamaktadır.
Abdülezelpaşa Caddesi’ndedir. Ayna ve kitabesi mermerden olan çeşmenin 4 satırlık kitabesine göre Yerköylü Ahmet Ağa tarafından eşi Fatma Hanım’ın anısına yaptırılmıştır. Binbaşı Hacı Eyüp, vâlidesi Hatice Hanım’ın ruhuna ithafen 1919 yılında çeşmeyi tekrar ihya eylemiştir. Çukurda kalan çeşme günümüzde harap ve atıl durumdadır.
Abdülezelpaşa Caddesi olarak bilinen sahil yolu ve Miralay Nazım Bey Caddesi’nin kesiştiği köşede yer alır. II. Selim’in hanımı, III. Murad’ın annesi Nurbanu Valide Sultan tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan hamamın 1582 yılında yapıldığı giriş kapısı üzerindeki kitabesinden anlaşılmaktadır.
Hamam mekanları doğu-batı doğrultusunda uzunlamasına sıralanmıştır. Tek hamam olarak inşa edilmiştir. Kareye yakın plandaki soyunmalık kısmının önünde giriş holü uygulamasına bu hamamda rastlanmaktadır. Dış duvarlar kesme taş ve tuğladan yapılan soyunmalık kısmının üzeri kubbe ile örtülmüştür. (more…)

