Karagümrük

KARAGÜMRÜK

Karagümrük, şehrin surlarının batı kesimine yakındır. Edirnekapı- Bayezid ana ekseninin güneyinde yer alır. Hırka-i Şerif Camii’nden başlayarak kuzeybatıda Mihrimah Sultan Camii arasından Fatih Nişancası tarafı ile güneyde Keçeciler Caddesi arasındaki bölge Karagümrük sayılmaktadır. Osmanlı İstanbulu’nun en eski ve en ünlü semtlerindendir. Burası memur, medreseli ve esnaftan oluşan şehir ahalisiyle, İstanbul Türkçesi’nin en güzel şekilde konuşulduğu [...]


Karagümrük Tarihi

Karagümrük semti Mihrimah Sultan Ca­mii ve vakıflarıyla başlar. Tıpkı Üsküdar’da ol­duğu gibi Mihrimah Sultan, burada da, şehre Avrupa tarafın­dan gelen orduları, kervanları muhteşem bir abideyle karşılıyor. Bu camiden başlaya­rak; birbirini izleyen Hacı Muhiddin Caddesi, Yusufağa Sokak ve Prof. Naci Şensoy Caddesi (Eski Lökümcüler Sokak) izlenerek Karagümrük Meydanı’na gelinir. İlk başta herhangi bir semt meydanı gibi [...]


Nureddin Cerrahî Tekkesi

Halvetiliğin Cerrahi kolunun âsitanesi ve pir makamı olan bu tekke Derviş Ali Mahallesi’nde, Nureddin Tekkesi Sokağı’nda bulunmaktadır.
Cerrahîliğin Piri Şeyh Seyyid Muhammed Cerrahî (ö. 1721) adına 1115/1703’te III. Ahmed tarafından inşa ettirilmiş, tekkenin açılış merasimi recep ayının 6. günü icra edilmiştir. İstanbul’un önde gelen tarikat merkezlerinden olan Nureddin Cerrahî Tekkesi zaman içinde dört kere yeni baştan [...]


Karagümrük Medresesi

Karagümrük’te Mesih Meh­met Paşa Camii’nin kuzeyindedir. Küçük Değirmen ve Sütçü Murat Sokakları arasında yer alır. “Fetva Emini Medresesi” olarak da bilinir.
Zeynep Ahunbay’ın kaleminden medrese şu şekilde ifade edilir:
“II. Abdülhamid döneminde (1876-1909) fetva emini olan Hacı Nuri Efendi camiyi yeniletmiş, yanına da bir medrese yaptırmıştır. 1875′te hazırlanan İstanbul haritasında cami gösterilmiş, fakat medre­se belirtilmemiştir. Buna dayanarak, [...]


Karagümrük Sarnıcı

Edirne Kapısı yakınında Bizans su hazne­si ile kuzeyde Kasım Ağa Mescidi ara­sında eski bir Bizans su sarnıcı bulunur. “Aetios Sarnıcı” olarak kabul edilen ve Çukurbostan’ın kuzeyinde olan bu kapalı sarnıcın, aynı bölgede olduğu bilinen “Bü­yük Petra Manastırı”na ait olduğu sanılır.
Türk döneminde bir ara “Cin Ali Köş­kü Mahzeni” olarak adlandırılan sarnıç, 1546 tarihli İstanbul Vakıfları [...]