Posts Tagged ‘camii’

18th Ağustos
2008
written by admin

Haydarpaşa Çayırı’nda, bugünkü Haydarpaşa Demirspor Kulübü binasının bulunduğu yerdeydi. Mehmet Efendi tarafından, III. Mustafa (1757- 1774) döneminde cephane ocağı memuru olan babası, Ömer Efendi için yaptırılmıştır. Cami, Anadolu-Bağdat demiryolu yapılırken, 1873 yılında yıkılmış,  yakın zamanda, 1991 yılında yeniden “Haydarpaşa Camii” adıyla inşaatına başlanmış ve sonradan tamamlanarak hizmete geçmiştir.
Cami, 347 metrekarelik fevkani bir yapıdır. Eklektik özelliklere sahip yapı, klasik ve geç dönem Osmanlı mimari ve süslemesinin özelliklerini yansıtmaktadır.

Tags:
15th Ağustos
2008
written by admin

Unkapanı Köprüsü’nün Şişhane tarafındaki ayağının yanında yer alır. 1577-78′de Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Vaktiyle Galata surlarının hemen dışında inşa edilmiş olan camiye burada bulunan kapıdan dolayı “Azapkapı Camii” de denmiştir. Cenevizliler döneminde “Porta di San Antonio” şeklinde adlandırılmış olan kapı, l6. yüzyılda tersanenin Kasımpaşa’ya gelmesi ve tersane hizmetindeki bahriye azeplerine ait kışlanın o çevrede bulunması nedeniyle “Azeb Kapısı” adını almıştır. (more…)

Tags:
15th Ağustos
2008
written by admin

Haliç’in Galata yakasındaki en büyük camidir. Caminin, ilk defa 716-717 yıllarında İstanbul’u fethetmeye gelen Araplar tarafından yapıldığı yönünde söylenti olmasına karşılık, bu bilginin gerçek olması ihtimali çok zayıftır.

Bu yapı Bizans dönemi kalıntılarının üzerinde 13. yüzyılda Galata’da yaşayan Cenevizliler tarafından “San Paolo” ismiyle bir kilise olarak inşa edilmiştir. Caminin içinde yapılan kazılarda Cenevizlilere ait bazı mezarların bulunması bu bilgiyi doğrular niteliktedir. 14. yüzyılda bu kiliseyi kullanan Dominiken tarikatı, zamanla kilisenin ismini değişikliğe uğratmış ve bundan sonra kilise “San Paolo e San Domenico” adını almıştır.

İstanbul’un fethinden sonra Fatih döneminde kilise l475′e doğru “Galata Camii” adıyla camiye çevrilmiştir. 1492′de İspanya’dan göçe zorlanan Endülüs Araplarının, bu cami çevresine yerleşmesi ile de burası “Arap Camii” olarak adlandırılmıştır.

Cami, III. Mehmed, I. Mahmud dönemlerinde etraflı bir onarım geçirmiştir. III. Selim zamanında çıkan bir yangında tahrip olmasıyla hemen onarımı yapılmıştır. Caminin en büyük onarımı II. Mahmud’un kızı Adile Sultan ile kocası Mehmet Ali Paşa tarafından yapılmıştır. 1913 yılında da elden geçen caminin, eskiden kilisenin çan kulesi olan minaresi son yıllarda bir yangın geçirmiş ve kısa sürede eski haline getirilmiştir.

Tags:
15th Ağustos
2008
written by admin

“Sultan Beyazid-ı Veli” ismini de taşıyan bu cami ilk defa 15. yüzyılın sonunda veya 16. yüzyılın başlarında inşa edilmiştir. Necatibey Caddesi’nin Tophane çıkışına çok yakın bir noktada bulunan cami bir çok defa yıkılıp yapılmış olduğundan tüm mimari özelliklerini kaybetmiştir. Küçük bir mahalle mescidi görüntüsünde olup, tek şerefeli, küçük minaresi ile dikkati çekmektedir.

Tags:
21st Haziran
2008
written by admin

Fener Patrikhanesi’nin arkasında Abdi Subaşı Sokak’tadır. Fatih Sultan Mehmed zamanında Abdi Subaşı tarafından yaptırılmıştır. Zamanla harap olduğu ve vakfı tükendiğinden Kanuni devri Kırkçeşme surları bina emini Mahmut Ağa tarafından Mimar Sinan’a yeniden yaptırılmıştır. 1941’de yanan cami, 1989’da hayırseverler tarafından yaptırılmaya başlanmış, 1996 Ramazanında ibadete açılmıştır. Minare camiden ayrı olup solundadır. Buradan Haliç,  “ayaklar altında”dır. Eskiden müezzinlerin seslerini karşı kıyıya ulaştırmaları gelenekti. (more…)

Tags:
21st Haziran
2008
written by admin

Fener’de kıyı yolu üzerindedir. Fatih Sultan Mehmed zamanında yapılmıştır. Bir yangınla harap olduktan sonra süzgeççi Yusuf tarafından ve H. 1308 (m. 1890-1891) tarihlerinde Hacı Reşit tarafından inşa ve ihya edilmiştir. Cami fevkâni, kagir ve çatılıdır. Altında dükkanlar vardır. Kadınlar mahfeli, iç tavan ve minber ahşaptır.  

Tuğla ve kurşun külahlı minarenin girişi içerdendir. Bu camiyi Fatih Sultan Mehmed surlarda görevli askerler namaz kılsın diye yaptırdığı gibi, kendisi dahi burada namaz kılmıştır.

Tags:
21st Haziran
2008
written by admin

Fener, Mesnevihane Sokak’ta ve Rum Lisesi’nin (Kırmızı mektep) arkasındadır. Banisi Şeyh Murat Nakşibendi’dir. H. 1260 (M. 1844) tarihinde yapılmıştır. Avludaki büyük sarnıç  H: 1268 (M. 1852) tarihinde Nevfidan Hatun tarafından yaptırılmıştır. 

Cami dikdörtgen planlı, çatılı olup moloz taş ve tuğladan inşa edilmiştir. Mihrabı sade olup boyalıdır. Minberi ahşaptır. Öndeki avluda beton kubbeli, gülçeli ve süslü altı köşe mermer hazneli şadırvan bulunmaktadır. (more…)

Tags:
21st Haziran
2008
written by admin

Bu cami Vodina Caddesi üzerinde bulunmaktadır. Banisi Fatih Sultan Mehmed’tir. H. 863 (M. 1458) yılında yapılmıştır. Cami zamanla harap olunca H. 1282 (M. 1865) tarihinde; Tahtaminare  hamamcısı Sivaslı Halil Ağa tarafından tecdit ve tamir edilmiştir. 1957 yılında da cemaat tarafından tamir edilmiştir.

Cami kare planlı, çatılı ve kagirdir. Son cemaatin üstü kadınlar mahfelidir. İç tavanı ahşaptır. Mihrabı ayetli Kütahya işi çinidendir.  Evvelce ahşap olan ve camiye ismini veren minare yeniden betondan yapılmış olup külâhı ve alemi madendendir, tek şerefelidir. Cami yanındaki çeşme Kanuni tarafından yaptırılmıştır. Mihrab duvarı  önünde Ni’mel Çeyş’ten Hüseyin Efendi’nin kabri bulunmaktadır. 

Tags:
21st Haziran
2008
written by admin

Zihni Paşa Camii, Kadıköy’ün Erenköy Mahallesi’nde, Erenköy Tren İstasyonu’nun hemen yanında, meydanda bulunur. Caminin son cemaat yeri girişi üzerindeki üç satırlık yapım kitabesinden, Sultan II. Abdülhamid döneminde (1876-1909) devlet adamlarından Mustafa Zihni Paşa tarafından 1320 (1902-03) yıllarında yaptırıldığı anlaşılan cami parmaklıklarla çevrili bir avlu ortasındadır. (more…)

Tags:
21st Haziran
2008
written by admin

İstanbul’un kiliseden çevrilen ibadet yer­lerinden biridir. Edirne Kapısı’nın kuzeyinde, Haliç’e inen yamaçta bu­lunmaktadır. Kilisenin, 9. yüzyılın ilk ya­rısı içinde yazıldığı anlaşılan bir kaynakta,  Ayios Teodoros adında bir ki­şi tarafından 6. yüzyılda kurulduğu sanılır. Fakat ancak 8. yüzyılda manastırın varlığı kesinleşir.

Khora Manastırı ve Kilisesi’nin yeniden canlanışı 11. yüzyılın sonlarında, İmparator I. Aleksios Komnenos (1118) dö­neminde gerçekleşir. O sıralarda çok ha­rap durumda olan bu dini tesis, Aleksios’un kayınvalidesi Maria Dukaina tarafın­dan restore edilmiş, kilisesi de değişik bir mimaride yeniden yapılmıştır. (more…)

Tags:
Previous