Posts Tagged ‘Heybeliada’

16th Nisan
2008
written by admin

Mezarlığın karşısında, manastırın yanında ve sanatoryum yolu üzerinde bulunmasına rağmen, 1930-1940 yılları arasında dans eden gençlerin devamlı olarak geldikleri bir yerdi. Şimdi Dz. K. K.’nın  yazlık dinlenme ve plaj yerlerinden olup özel müsaade ile girilmektedir.

Tags: ,
16th Nisan
2008
written by admin

1950 yılında inşa edilmiş olup mimari ve dekoratif özelliği yoktur. Adadaki Musevi vatandaşlar belirli günlerde burada toplanarak ibadet yapmaktadırlar.

16th Nisan
2008
written by admin

Lozan Zaferi Caddesi, Ümit Sokağı’nda bulunan cami,  İstanbul’da Yenipostane  karşısında ve Valide Hanı’nın bulunduğu yerde arsa haline getirilen Kadıasker Abdülkadir Efendi Camii’ne (Meydancık Camii) bedel olarak, yine bu nam altında Vakıflar İdaresi tarafından yaptırılmış, planları 1935-1936 yıllarında tanzim edilmiştir. Cami Abdülkerim (Abdülkadir) Efendi hayratındandır.

Tags: ,
16th Nisan
2008
written by admin

Adanın hayatında yeri olan parçalardan biri de kuzeyinde, Değirmenburnu’nun yanındaki plaj ve çevresidir. Arkasındaki Halki Palas (otel), kumsalı, yol başındaki Hidiv Abbas Paşa Köşkü bir çerçeve oluşturmuştur. Heybeliadalılar, Abbas Paşa, İsmet İnönü ilk buradan denize girmiş, otel ve köşk zengin/renkli bir atmosfer yaratmıştı. Abbas Paşa aynı zamanda balık tutma meraklısıdır. Bunu verdiği Ada’da genelleşen bir ilgiye dönüştürmüştür.

Tags: ,
16th Nisan
2008
written by admin

1925 yılının Kasım ayının birinci günü, 16 yatak olarak açıldı. 30 yıl zarfında sanatoryum, rehabilitasyon merkezi ve yardımcı hemşire okulu, tesisatı ve araçlarıyla modern bir müessese haline geldi. O yıllardan beri, sadece İstanbul’dan değil, memleketin çeşitli illerinden de hastaların, ziyaretçilerin iskelede, Çamlimanı yolunda ada hayatına girmesi bir insani hassasiyettir. Ancak bu geniş sanatoryum tesisi, Çamlimanı’nın kaybedilmesine neden olmuştur. (more…)

16th Nisan
2008
written by admin

1859 yılında 19 yaşında fakir bir genç Heybeliada’ya gelir. Bir süre sığındığı rahip tarafından eğitildikten sonra adanın Çamlimanı güney/batı burnuna ufak bir kulübe yaparak yerleşir. Dünyadan elini eteğini çekmiş yardımsever bir din adamıdır. Duaları kabul görür ve de çok yakışıklıdır. Bu halkın da yardımıyla biraz daha genişletilmiş dini icazet yerine yalnız Ortodokslar değil, Müslümanlar da (özellikle kadınlar) akın etmeye başlarlar. Daha sonra buraya bir kilise ve manastır inşa edilir. Manastır bu keşişin adı ile “Aya Spridon”; kilise “Terk-i Dünya” (ya da tarik-i dünya) olarak anılmaktadır. Keşiş Spridon burada ölmüş ve gömülmüştür. Günümüzde yortu günü dışında pek uğrayanı yoktur.

16th Nisan
2008
written by admin

1831 yılında tesis edilen okul binlerce talebeyi barındırıyordu. Önceleri talebeleri az iken, kısa zamanda sayıları artmıştır. Bu okulda okuyan çocuklarını ziyaret etmek için Heybeliye gelen veliler için Halki Palas başta olmak üzere, dört otel daha yapılmıştı. Böylece adada hareketli bir alışveriş, otellerin getirdiği turistik canlılık yaşanmaya başlamıştı. Aya Tiriada Manastırı ile Ruhban Okulu’nun ayrıca ada hayatında etkileri vardı. 9. yüzyılda (ilmi kariyeri, politikaları ve hatta mezarıyla da şöhret kazanmış olan) Patrik Photius tarafından Teslis (Baba, Meryem, İsa) adına yaptırıldığı kabul edilmektedir (Bkz. I. Konstantinos. Konstantiniade).

(more…)

16th Nisan
2008
written by admin

*Eski ismi, Çamlimanı’nda çıkan bakır  madeninden dolayı “Halki”dir. Türkler tepelerinin biçimine bakarak Heybeliada demişlerdir. Yüzölçümünde en geniş yeri 2500 metredir.*

Makarios, Değirmen, Ümit ve Köy tepeleri ayrı ayrı eserleri  ve yaşamları sergiliyor. Günümüzde arazinin %70′i çamlıktır. İgnace Melling’in -fotoğraf sadakatiyle çizdiği- 1819 tarihli gravüründe, o zaman ağaç varlığının çok sınırlı olması dikkate alındığında, kızılçamlarının son yüzyıl zarfında boy attığı anlaşılmaktadır.
(more…)