Posts Tagged ‘istiklal caddesi’

25th Mayıs
2008
written by admin

Her semtin bir kalbi vardır, bu ya bir eserdir, ya bir meydan. Beyoğlu Meydanı’nın ünü bir yana, Beyoğlu’nun kalbi bir tek eserde ya da mekanda değil “İstiklal Caddesi” boyunca atar. Tarihi boyunca semte ruhunu veren gezinti mekanı, eskilerin deyimi ile piyasa yapılan yer “İstiklal Caddesi” olmuştur. Beyoğlu’nda Taksim ve Tünel arasında yer alan bu cadde geçmişinden beri (1960’lardan 80’lere dek süren bir arayı saymazsak) İstanbul’un en kozmopolit caddesidir. İstiklal Caddesi’nin gelişimi Beyoğlu’nun gelişimine paralel bir yol izlemiştir. (more…)

25th Mayıs
2008
written by admin

Taksim Meydanı cihetinden girildiğinde, İstiklal Caddesi’nin başında, Beyoğlu’nun başlangıç noktası kabul edebileceğimiz yerdedir. Halihazırda İstanbul’daki çeşitli Fransız-Türk ortaklığı kültürel etkinliklerin düzenlendiği bir merkez konumunda olan ve kültürel etkinliklerin yanısıra dil kurslarının da verildiği bina, 17.yy’da Pera bölgesinin ilk yabancı misyon binası olan Fransız Büyükelçiliği ya da Fransız Sarayı ile eş zamanlı olarak yapılmıştır. (more…)

25th Mayıs
2008
written by admin

Hamam, Galatasaray Lisesi’nin sol tarafında ve Turnacıbaşı Sokağı ile Çapanoğlu Sokağı’nın kavşağında yer almaktadır. İlk olarak II. Bayezid döneminde, 1481 senesinde  o dönem yapılan ve semte ismini veren Galatasaray mektebinin içinde yapılan külliye ile birlikte inşa edilmiştir. Hamam Cumhuriyet dönemine dek bu Enderun mektebi ile ilişkiliydi, sonraki yıllarda Galatasaray Lisesi’nin arka bahçesine bakan bir kapısı vardıysa da daha sonraları bu kapı örülerek, hamam tamamen bağımsız bir yapı kazanmış ve bu süreçten sonra bir çarşı hamamı niteliği kazanmıştır. Hamam, en son 1965’te bir onarım görmüştür.

25th Mayıs
2008
written by admin

“Mekteb-i Sultani”, “Galata Sarayı Mekteb-i Sultanisi”, “Umim-i İdadi” ilk adlarıdır. “Galatasaray Mektebi” de denmiştir. 1 Eylül 1868’de İstanbul’da öğretime açılan ve Tazminat eğitiminin simgesi sayılan Türkçe ve Fransızca programlı okul, Osmanlı’nın yenileşme çerçevesinde oluşturulan eğitim politikasını yansıtır. (more…)

25th Mayıs
2008
written by admin

Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi’nde yer almaktadır. Burada yer alan ilk kilise 1699’da Latinler tarafından inşa edilmiş ve 1762’de yanmıştır. 1770’te yeniden, ancak bu kez kagir olarak inşa edilen kilise aynı zamanda Latin papazları için tutukevi olarak da kullanıldı. (more…)

25th Mayıs
2008
written by admin

Anadolu Pasajı’nı geçtikten sonra İstiklal Caddesi’nde Taksim’den Galatasaray’a doğru giderken sağ kol üzerinde Sakız Ağacı Sokağı ile İmam Adnan Sokağı arasında yer alır. Bu pasajında müteaahiti ve sahibi Mabeyinci Ragıp Paşa’ydı.  Bir anlamda Latin Beyoğlu’na Osmanlıyı hatırlatmak amacıyla yaptırdığı üç pasaja Osmanlı hinterlandını çağrıştıracak biçimde üç kıtanın ismini veren Ragıp Paşa’nın yaptırdığı ikinci pasaj ve işhanıydı. (more…)

25th Mayıs
2008
written by admin

İstiklal Caddesi üzerinde Atlas Sineması’nın yanında bulunan, eski ve ünlü Beyoğlu sokaklarından Alyon Sokağı’na açılan bir konumda bulunan Anadolu Pasajı 20. yüzyılın başlarında faaliyete geçmiştir. Pasajın sahibi bölgede bulunan diğer iki pasajın yani Afrika Pasajı ve Rumeli Pasajları’nın sahibi olan, II. Abdülhamid’in mabeyincilerinden, Eğribozlu unvanı ile tanınan Ragıp Paşa’ydı.

Pasajların sahibi olan Ragıp Paşa, görev yaptığı yüksek devlet memurluğu hizmeti esnasında, aynı zamanda ticaretle de uğraştığından, kazandığı paralar ile bölgenin ticari geleceğini göz önüne alarak söz konusu pasajları yaptırmıştı.

Dikdörtgen bir plan üzerine yapılan pasaj ve bina dönemin mimari anlayışına uygun olarak tümüyle taştan inşa edilmiştir. Dar cepheli bir bina olmasına karşın geniş bir alanı kaplayan yapının ön yüzü İstiklal Caddesi’ne dönük, arka cephesi ise Alyon Sokağı’na bakar durumdadır.

İstiklal Caddesi üzerinde yer alan ve adeta genel bir Beyoğlu mimarisi denilecek tarzda, bu binada da yapı cephesine pencereler hakimdir. Pencereler de genel olarak mimari bir tarz denilecek biçimde dikdörtgen çerçeveye yer verilmiştir.

Anadolu pasajının bulunduğu yerde daha önce ünlü mağazalardan “Hayden” mağazaları ile Madam Lataour’a ait bulunan elbise mağazası bulunuyordu. Ragıp Paşa bu mağazaları satın alarak bunların yerine bugünkü pasaj ve işhanı olarak kullanılan binasını yaptırtmıştı. Pasaj bittiğinde ise bu mağazaların yerine yine Beyoğlu’nun ihtişam sever Levanten sosyetesine hitap edecek biçimde dönemin ithal mallarının satıldığı başka ünlü ve lüks mağazalar açılmıştı.

Günümüzde de pasaj ve işhanı olarak kullanılan binada pasaj kısmında yer alan dükkanların tadilat adına yaptıkları inşatlar nedeniyle, pasajda ne yazık ki eski mimari izlerin giderek silindiğine tanık oluyoruz ki, bu Beyoğlu tarihi açısından çok büyük bir kayıp olacaktır.