Posts Tagged ‘köşk’

18th Ağustos
2008
written by admin

Bulunduğu bölgenin tarihine endamı, estetiği ile  damgasını vuran ve oldukça büyük bir alanı kaplayan Haydarpaşa Ziyaeddin Efendi köşkü,  Ayrılık Çeşmesi’nin karşısında, 320 dönümlük bir arazi içerisinde Sultan Reşad’ın oğlu Ziyaeddin Efendi’ye ait olarak inşa edilmiştir.
Daha önceki dönemlerde, Haydarpaşa kasrının bulunduğu yerde, Sultan Reşad, 1910 yılında Kadın efendisi Kamiras Hanım için bir köşk yaptırmıştı. Ancak daha sonradan  Kamiras Hanım bu binayı beğenmeyince Sultan Reşad da aslında oldukça güzel olan bu yapıyı yıktırmaya kıyamayıp  doktor olan oğlu, Ziyaeddin Bey’e vermeyi uygun bulmuştu. (more…)

Tags:
21st Haziran
2008
written by admin

Kabasakal Mehmet Paşa yazları Erenköy’de, Şemsettin Günaltay Caddesi’ndeki evinde  otururdu. Üç katlı ahşap konak ve yan sokağa bakan selamlık binası çok özenli yapılmıştır. Havuzlar ve kameriyeler bahçesinde mevcuttur. Meşrutiyetin ilanından ve Sultan Hamid’in tahtan indirilmesinden sonra, Mehmed Paşa asılarak idam edilmiştir (bazı kaynaklar öldürüldüğünü bazıları ise idam edildiğini söyler). Paşanın idamından sonra konak Ermeni Gezeryan Efendi tarafından satın alınmıştır. (more…)

Tags:
10th Haziran
2008
written by admin

Mora başkaldırmasından ve Fenerli Rumların Osmanlı politika kadrosundan çıkıp gitmelerinden sonra güçlenen Ermeni ailelerinin içinde Köçeoğlu Ailesi’nin yeri çok büyüktür. Vaniköy sınırındaki Kaymak Mustafa Paşa Camii’nin yanında kireç ocakları ve kireç işleme yerleri var. Bunların hemen yanında da Köçeoğlu yalısı. Ama esas kayda değer mülkleri yamaçtaki büyük köşkleridir.

Bu aileden Köçeoğlu Agop sarayın kilercibaşısıdır. Sultan II. Mahmud döneminde de itibarlı bir yeri olan Agop, 1839’dan sonra Abdülmecid’in has adamı olacaktır.  Aileyi kuran Kirkor Köçeoğlu, Ali Paşa’nın, Abdülmecid’in oğlu ve tahtın varisi Şehzade Murad’ın (Beşinci Murad) para işlerini yönetmektedir. Bu kişilerin borçlanması ve mali olarak daha da batması ile Köçeoğlu Ailesi’nin zenginleşip siyasi güç kazanması birbirine paralel olarak devam ediyor. Köçeoğlu Ailesi’ne Kirkor’dan sonra bankerlikten siyasete uzanan Agop gelecektir. Agop’un Abdülaziz ile olan ilişkilerinden dolayı; 37.000 altına Sultan Abdülaziz’e satıldığı anlaşılan Çengelköy sırtlarındaki köşk, pek çok rüşvet dedikodusuna sebep olacaktır.

Sultan Abdülaziz bu köşkü çok sevdiği yeğeni Burhanettin Efendi’ye vermiş, Burhanettin Efendi’nin 1872’de ölümü üzerine II. Abdülhamid, köşkü bir başka kardeşi olan Vahideddin Efendi’ye vermiştir. Önceleri Köçeoğlu Agop’un, Daha sonra Burhanettin Efendi’nin yaşadığı köşkte 19. yüzyıl sonuna kadar Vahideddin Efendi yaşayacaktır.

Vahideddin zamanında köşk büyütülmüş, hatta Rus Çarı’nın V. Mehmed’e (Mehmed Reşat) armağan olarak gönderdiği ahşap takma evin bir eşi köşkün bahçesine monte ettirilmiş. 20. yüzyılın başında köşkte yaşanan ilginç bir olay ise, V. Mehmed’in vefatı üzerine Talat ve Enver Paşaların bu köşke gelerek Vahideddin’i padişahlığa davet etmeleri olmuştur.

Vahideddin Kurtuluş Savaşı sonunda Türkiye’den ayrıldığı zaman köşk Hazine’ye kalmıştır. Bunun birlikte 20. yüzyıla geldiğimizde Köçeoğulları’nın sahildeki yalılarının yerinde de artık Tevfik Cenani Bey’in kurduğu alkol fabrikası yer almaktadır. Günümüze de bu fabrikanın yalnızca yıkıntıları gelebilmiştir. Bugün restoran ve otel olarak yenilenerek kullanıma kazandırılmıştır.

Orhan Erdenen’in, Boğaziçi Sahilhaneleri eserinde belirttiği üzere bundan sonraki kuleli yalı, artnouveau frontonlarıyla, klasik üslup karışımı eklektik tarzda bir yapı. Son restorasyonundan sonra kullanılan alüminyum doğramalar aslında bu karışık üslubun günümüzdeki devamı gibi.

 

Ve Diğerleri…

 

Bundan sonraki bir diğer kuleli yalı Muazzez Hanım Yalısı. “Fenerli Yalı” olarak da geçen binanın plan ve cephe düzenlemeleri genel Boğaz tarzının dışındadır. Behçet Ünsal bu durumu “bu yalı cephe kompozisyonu ile dönemin anlaşılmamış bir timsali gibidir. Türk Boğaziçi –böylece- yabancı kalfalar elinde boğulmuştur” şeklinde yorumlamaktadır.

Restorasyon sonrası görünümü bir hayli değişmiş olan “Baha Bey Yalısı” izler bu diziyi. 1940’larda yalıda, Elazığ’lı Baha Bey’in vefatından sonra eşi Edibe Hanım kalmaktadır. Bütün tavanları süslü olan evin alt katları o dönemde kiraya veriliyor ve o yıllardan birinde Sabahattin Ali kiralıyor bu alt katı. Geçim sıkıntısı gibi havagazı ve su sıkıntısının yaşandığı o dönemlerde yalı katında banyo olmadığı için haftada bir gün de sandalla Çengelköy’e, hamama gidiliyordu.

Sabahattin Ali’nin Makro Paşa’yı çıkarma hazırlıkları yaptığı günlerde dostları yalıdan eksik olmuyor: Bedri Rahmi, Vala Nurettin, Mehmed Ali Aybar ve başkaları.

Yalının ek bölümünde, Çengelköy’ün unutulmaz şahsiyetlerinden Sarhoş Cemil Bey ve eşi oturmaktalar. Öyle sıkıntılı günlerde renkli simaları barındırıyor yalı.  

         Bu dizide iskeleden önce son yalı “Server Bey Yalısı”dır. Server Bey’in ölümünden sonra oğlu Siret Bey yalıyı satmış. Birkaç kez el değiştirdikten sonra son sahipleri olan Aydın Bolak ve Varol Dereli elinde başarılı bir restorasyon geçiren yalı, bugün oldukça iyi bir durumdadır.

        Bu tarihlerde gerideki dağlar, yamaçlar üstünde birisi İngiliz Ali Bey, ötekisi Hasip Paşa adlarına kayıtlı iki büyük çiftlik var. Zahire nazırı Rıza Bey’in oğlu olan İngiliz Ali Bey, Kırım Savaşı sırasında İstanbul’a gelen İngiliz subayları ile görüşüp konuştuğundan ona bu lakap takılmıştır. İçerisinde ünlü bir ayazma da bulunan  İngiliz Ali Bey’in çiftliği 1880’li yıllara, oğlu Ahmet Rıza Bey Paris’e, Jön Türkler’e katılmak için kaçana kadar varlığını sürdürecek ama daha sonraları sahipsiz kalacaktır. Ahmet Rıza Bey 1908’de “Kahraman-ı Hürriyet Özgürlük Yiğiti” olarak İstanbul’a dönmüştür.

Kurtuluş Savaşı sırasında Osmanlı Devleti’nin Ayan Meclisi’nde üyelik yapan Ahmed Rıza Bey, 1932’de vefat edecektir. Ölümünden sonra, 1950’lerde çiftliği satılacak ve daha sonra burada kurulan bir kooperatif bu büyük toprakları yerleşime açacaktır.

Hasip Paşa ise II. Mahmud dönemi paşalarından biridir. Beylerbeyi’nde bir yalısı ve Çengelköy’de büyük bir çiftliği vardır. Birkaç kez Evkaf, bir kez Maliye Nazırlığı yapacak, 1870’de adını bu çiftliğe bırakarak yaşamdan ayrılacaktır. Bu yapıların arasında en az bu yapılar kadar değerli ve güzel olan bir canlıdan, bir çınar ağacından bahsetmemek imkansızdır.

Oldukça yaşlı olan bu çınar ağacının (İbrahim Hakkı Konyalı bu ağacın bin yıllık olduğunu iddia eder) dallarının bir çoğu toprağa paralel uzamış, uzunluklarından dolayı kırılmamaları için altlarına destekler konmuştur. Çınarın yanındaki yalıyı yaptıran Abdullah Paşa burada küçük bir cami de yaptırmıştır. Günümüzde gölgesi altında şirin bir de kahve bulunan çınar İstanbul’un en kayda değer ağaçlarından biridir.

Tags:
6th Mayıs
2008
written by admin

Günümüzün Yıldız Parkı içindeki iki tarihi köşkten biridir. Çelik Gülersoy’un kaleminden köşkün özellikleri şu şekildedir:

“Alçak tavanlı bir zemin kat ile üzerin­deki tam tek katta, ortada bir giriş holü ve yanlarda iki odadan oluşan köşk, Çırağan Sarayı’nın 1871′de inşa edilen binası ile beraber, onun arka bah­çesinde günü birlik geziler için yapılmış, bu sebeple yatak odası ve banyo terti­batı olmayan, bir “seyir köşkü” idi. (more…)

Tags:
6th Mayıs
2008
written by admin

Abdülaziz döneminde yaptırıldığı bilinen Malta Köşkü, açıldığı panorama sebebiyle Çırağan Sarayı’nın cihannüması sayılabilirdi. Ortada bir merkezi mekan ve yanlarda buraya açılan hacimler ve öbür eksen üzerinde de çift kollu bir merdiven bulunmaktadır.

Tags:
6th Mayıs
2008
written by admin

Apartmanların, villaların istilasına uğrayan Sultan II. Abdülhamid’in kızı Ayşe Sultan Köşkü’nden sadece küçük bir müştemilat binası kalmıştır. Şimdi burası küçük bir koruluk içinde site halindedir.

Tags: ,
6th Mayıs
2008
written by admin

Arifi Paşa Köşkü’nden günümüze hiçbir eser kalmamıştır. Koru Ayşe Sultan Korusu’nda da olduğu gibi çok katlı apartmanlar ve villalarla dolmuştur.

Tags: ,
6th Mayıs
2008
written by admin

Beyhan Sultan Sarayı’nın arkasındaki tepede İzzetâbâd Köşkü ve Abraham Paşa’nın köşkü bulunuyordu. Her ikisi de ortadan kalkan bu köşklerden İzzetâbâd Köşkü bir şirket tarafından yeniden inşa edilmiştir.

Tags: