Posts Tagged ‘mezarlık’
Edirne Kapısı’nın dışı, İstanbul’un en eski ve en büyük bir mezarlığıdır. Burada taş işçiliği, güzel yazı, pek güzel motiflerle süslenmiş ve sahiplerinin tarihimizdeki şöhretleri ile gayet kıymetli olan kabir taşları pek çoktur. Fakat, Şehitlik hariç, Edirnekapı Mezarlığı’nın çok geniş parçası bakımsızdır.
Şimdi (üçüncü defa genişletilen) Bebek-Rumelihisarı sahil yolundan vızır, vızır geçen otolar/otobüsler/kamyonlar, 60 yıl evveline kadar buradan/Durmuş Dede Dergahı’ndan hiçbir vasıtanın durmadan/selamlamadan geçmediğini acaba biliyorlar mı?
Kayalar Mescidi, ahşap bir ev görünümlü, küçük güdük minaresi ve sağında dergahtan kalan birkaç mezar var. Cadde kapı numarası 102. Mescidin içinden döner ahşap merdivenle üst kata çıkılıyor, çatı kiremitli.
Robert Kolej’e çıkan ve Beşiktaş ile Sarıyer İlçelerinin hududunu oluşturan parke yokuşun her iki tarafı Kayalar ve Rumelihisarı mezarlıklarıydı.
Skarlatos Vizontios, 19. yy’ın ikinci yarısında burası ile ilgili şunları yazmaktadır: “Bebek’ten buraya kadar olan yokuşlu sahilde Osmanlı mezarları gözükmekte, birçoklarının mermer taşları üzerine isimleri altınla yazılmış. Buraya, dev kayalar olduğundan Kayalar Mevkii deniliyor. Buradaki mezarlık Osmanlılar için kutsaldır, çünkü Asya’dan buraya geçen ve şehit düşen ilk Osmanlılar yatmaktadır. Bu nedenle Hisar’a yakın olan tekkeye Şehitler Tekkesi denilmektedir.” (more…)
İstanbul’un eski mezarlıkları hem uhrevi bir hava taşır, hem de çiçekleri, kuşları, ağaçlarıyla hayatın içindedir. Buradaki mezarlık deniz kenarına kadardı, yol genişletilmesi nedeniyle pek çok kabir kaldırıldı. Ortadan kaldırılanlardan biri de tanınmış şair Mehmet Nesip Efendi’nin kabridir. Burası bahar aylarında, Aşiyan’dan bakıldığında, eflatun erguvanlarla süslüdür. (more…)
Balat’ın kuzey kısmına düşen Eğrikapı Mezarlığı’nın Balat’ın yerleşim tarihinde özel bir yeri vardır. Burada, 1840′lara dek bir Musevi mezarlığı bulunmaktaydı. Ancak bu tarihlerden sonra, bu mezarlıkta yer kalmaması nedeniyle, Hasköy’deki mezarlık kullanılmaya başlamıştır.
Profili İlia Kilisesi’nin hemen karşısında bulunan, etrafı selvi ağaçlarıyla çevrili mezarlığın bir ucu Ulus semtine kadar uzanmaktadır. 1865 yılındaki büyük kolera salgınından sonra ölülerin evlere, cami ve kilise avlularına yakın yerler gömülmeleri yasaklanınca Rum halkı ölülerini gömmek için köyün tepesindeki boş çayırlık alanı kendilerine mezarlık olarak seçmişlerdir.
Mezarlığın oldukça geniş bir alana sahip olması, bir kere daha Arnavutköy’de bulunan Rum halkının çokluğunu gözler önüne sermektedir.