Posts Tagged ‘pasajlar’
Beyoğlu Büyük ve Küçük Parmakkapı Sokakları’nın arasında bulunmaktadır. Beyoğlu’nda yer alan diğer pasajlardan Anadolu ve Rumeli Pasajları gibi bunun mülkiyeti de Ragıp Paşa’ya aitti. Bu pasaj diğer ikisinden sonra yapıldığı için yapım tarihi daha yenidir. Altı katlı bir yapının en altını oluşturan pasajın üstü ise ağırlıklı olarak Levantenlerin kaldığı bir apartmandı.
Ön cephesi Büyük Parmakkapı’ya arka cephesi ise Küçük Parmakkapı’ya bakan bina oldukça yüksek olmasının da etkisi ile sokağa hakimmiş görüntüsü verir. (more…)
Anadolu Pasajı’nı geçtikten sonra İstiklal Caddesi’nde Taksim’den Galatasaray’a doğru giderken sağ kol üzerinde Sakız Ağacı Sokağı ile İmam Adnan Sokağı arasında yer alır. Bu pasajında müteaahiti ve sahibi Mabeyinci Ragıp Paşa’ydı. Bir anlamda Latin Beyoğlu’na Osmanlıyı hatırlatmak amacıyla yaptırdığı üç pasaja Osmanlı hinterlandını çağrıştıracak biçimde üç kıtanın ismini veren Ragıp Paşa’nın yaptırdığı ikinci pasaj ve işhanıydı. (more…)
İstiklal Caddesi üzerinde Atlas Sineması’nın yanında bulunan, eski ve ünlü Beyoğlu sokaklarından Alyon Sokağı’na açılan bir konumda bulunan Anadolu Pasajı 20. yüzyılın başlarında faaliyete geçmiştir. Pasajın sahibi bölgede bulunan diğer iki pasajın yani Afrika Pasajı ve Rumeli Pasajları’nın sahibi olan, II. Abdülhamid’in mabeyincilerinden, Eğribozlu unvanı ile tanınan Ragıp Paşa’ydı.
Pasajların sahibi olan Ragıp Paşa, görev yaptığı yüksek devlet memurluğu hizmeti esnasında, aynı zamanda ticaretle de uğraştığından, kazandığı paralar ile bölgenin ticari geleceğini göz önüne alarak söz konusu pasajları yaptırmıştı.
Dikdörtgen bir plan üzerine yapılan pasaj ve bina dönemin mimari anlayışına uygun olarak tümüyle taştan inşa edilmiştir. Dar cepheli bir bina olmasına karşın geniş bir alanı kaplayan yapının ön yüzü İstiklal Caddesi’ne dönük, arka cephesi ise Alyon Sokağı’na bakar durumdadır.
İstiklal Caddesi üzerinde yer alan ve adeta genel bir Beyoğlu mimarisi denilecek tarzda, bu binada da yapı cephesine pencereler hakimdir. Pencereler de genel olarak mimari bir tarz denilecek biçimde dikdörtgen çerçeveye yer verilmiştir.
Anadolu pasajının bulunduğu yerde daha önce ünlü mağazalardan “Hayden” mağazaları ile Madam Lataour’a ait bulunan elbise mağazası bulunuyordu. Ragıp Paşa bu mağazaları satın alarak bunların yerine bugünkü pasaj ve işhanı olarak kullanılan binasını yaptırtmıştı. Pasaj bittiğinde ise bu mağazaların yerine yine Beyoğlu’nun ihtişam sever Levanten sosyetesine hitap edecek biçimde dönemin ithal mallarının satıldığı başka ünlü ve lüks mağazalar açılmıştı.
Günümüzde de pasaj ve işhanı olarak kullanılan binada pasaj kısmında yer alan dükkanların tadilat adına yaptıkları inşatlar nedeniyle, pasajda ne yazık ki eski mimari izlerin giderek silindiğine tanık oluyoruz ki, bu Beyoğlu tarihi açısından çok büyük bir kayıp olacaktır.
İstiklal Caddesi üzerinde, geçmişteki adıyla Cité de Pera, bugünkü adıyla Çiçek Pasajı’nı geçtikten sonra, Taksim yönüne doğru ilerlerken 1886 yılında M. Hacar tarafında yaptırılan ve kendisi Halepli olduğundan bu adla anılan Halep Pasajı bulunmaktadır. Taş bir bina olarak yaptırılan pasaj aynı zamanda tiyatro etkinliklerinin de düzenlendiği pasaja o dönemde asıl ününü kazandıran arka kısmına ahşap olarak inşa edilmiş pasajla giriş çıkış bağlantısı da sağlanmış olan Varyete ya da daha yaygın bilinen adı ile Pera Sirk Tiyatrosu da buradaydı. (more…)
Aynalı Pasaj olarak da bilinen Avrupa Pasajı Beyoğlu’nda Meşrutiyet Caddesi ile Sahne Sokağı’nı (eski adları ile Hamalbaşı Sokak ile Tiyatro Sokağı) birbirine bağlayan, kâgir bir binada bulunmaktadır ve pasaj Beyoğlu’ndaki en eski pasajlardan biridir. (more…)
Hacı Abdullah
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde “Karaköy Rıhtımı”nda “Abdullah Efendi” adıyla bir lokanta açılır. Lokantanın işletme ruhsatı bizzat Sultan II. Abdülhamid Han tarafından verilir. Ülkeleri adına İstanbul’u ziyaret eden resmi ve özel heyetler, “Abdullah Efendi”de ağırlanır.
1915 yılında ise Abdullah Efendi Lokantası, Karaköy Rıhtımı’ndan Beyoğlu’na taşınır. İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Rumeli Han’ın zemin katında hizmetine devam eder. Abdullah Efendi burada da “Usta’dan Çırağa” devredilmiştir. 1940 yılında ise Abdullah Efendi, Rumeli Han’da 25 yıl yerli yabancı çok sayıda ünlü misafirlerini ağırladıktan sonra yine “Usta Çırak” nöbet değişimiyle, eski adı “Bursa Sokak” ve “Ahududu Sokak”, yeni adıyla “Sadri Alışık” olan, Türk Sineması’nın kalbinin attığı sokağa taşınır ve “Hacı Salih” ismini alır. “Abdullah Efendi” ve “Hacı Salih” adıyla kalitesinden hiç taviz vermeden Osmanlı-Türk Mutfağı’nın bütün özelliklerini taşıyan lokanta, 1958 yılında şimdiki bulunduğu yerine, Ağa Camii yanındaki “Sakızağacı Caddesi’ne” taşınır. (more…)